Muhammed İkbal ve Pakistan

 


Muhammed İkbal… Üç nokta koydum; çünkü onu anlatabilecek dilden de deruni bilgiden de mahrumum. Onu şöyle tanımlayabiliriz: Pakistan’ın Mehmet Akif’i… Akif gibi inanmış, Akif gibi şair ve söylediği ile eylediği çakışan bir güzel insan. İkbal, Pakistan’ın Pencap eyaletinde doğmuştur. Londra’daki Cambridge Üniversitesi’nde İktisat ve Felsefe eğitimi almış,  Arap Edebiyatı ile ilgilenmiştir. Almanya’da
Felsefe üzerine doktora yapmıştır. Üniversitede öğretim üyeliği görevini de yürütmüştür. Bu onun sadece maddi birikimidir. Çalışmış, Allah vaadinde her zamanki gibi durmuş ve ilmi isteyene vermiştir.

Benim değinmek istediğim nokta İkbal’in deruni yanı. Babası küçükken her sabah Kur’an okuduğunu gördüğü halde oğlu İkbal’e “Kur’an oku oğlum” demiştir. Oğlu çok geçmeden Kur’an okumanın onu yüzünden okumaktan öte bir şey olduğunu anlamıştır. Ve belki de babasının bu ikazı ile Efendisi(s.a.v)’ne ilk gönderilen emir olan “oku”nun anlamına da varmıştır. 

Yıllar geçecek, İkbal dünyanın en saygın üniversitelerinden birinde eğitim alacak hatta hocalık yapacak ama 20 yılda bir gece olsun teheccüd namazını kaçırmayacaktı. Gerçekten inandığı gibi yaşamaya çalışacak ve değerlerinden nerede olursa olsun ödün vermeyecekti. Ve belki Allah’ta onun bu samimi kulluğuna bakıp kulu İkbal’e çok güzel cümleler kurma, şiir yazma, kocaman kitleleri etkileme, ez cümle belagat sanatını ihsan edecekti. 

Hindistan’ın kurtuluşunu ilk dile getiren ve halkı uyandıran İkbal… Ve bizler için belki çok daha önemlisi, Kurtuluş Savaşı’ndaki o maddi olarak naçar olduğumuz dönemde Pakistan halkını bize yardım için örgütleyen ve o güzel halkın güzel insanlarının bize ellerinde ne var ne yoksa göndermelerini sağlayan İkbal… 

Ben, yıllar önce dinlediğim ve beni hala etkileyen, gözümde İkbal’i ve akabinde Pakistan’ı değerli kılan, İkbal’in gördüğü bir rüyayı size aktarmak istiyorum. Ecdadımız Trablusgarp’ta savaşırken İkbal gece rüyasında Efendimiz(s.a.v)’i görür. Efendimiz sorar;
  
—Ya ikbal bana ne hediye getirdin?

İkbal elindeki kan dolu bardağı göstererek:

—Müslüman Türk askeri senin için Çanakkale’de kanını döküyor, bu bardakta sana onların kanını getirdim ya Resulallah, der.

Efendimiz bardağı alır, duasını yapar. Sabah kalkar kalkmaz Lahor Meydanı’na gidip halkına bir konuşma yapan İkbal, onların biz Türk halkı için fedakâr yardımlarına vesile olur.

Ayrıca İkbal, içinde bulunduğu uçak Anadolu semalarının üzerinden geçerken ayağa kalkacak kadar Çanakkale’deki şehitlerimize, gazilerimize ve o ruhu içinde saklayan Anadolu insanına saygı duyan, bizi seven bir insandı. Bizleri seven ve zor zamanımızda yanımızda olmaktan çekinmeyen yüce bir milletin lideriydi!

  
Yıllar geçti ve Allah millet olarak bize bir fırsat sundu. Ve bence dedi ki, “o halk yıllar önce sizin Kurtuluş Savaşınızda size destek oldu. Hadi şimdi size bir fırsat veriyorum. Siz de onlara destek olun, onların yıllar önce yaptığını siz de şimdi onlara yapın.”

Bütün inananlar kardeştir kardeşlerim. Hadi, elimizden geldiğince, azına çoğuna bakmadan, şu mübarek günlerde Allah’ın rızasını başa, arkasına da Pakistanlı kardeşlerimizin ivedi ihtiyaçlarını koyarak, Müslümanlığımızı ve kadirşinaslığımızı, onları unutmadığımızı ve unutmamızın da mümkün olmayacağını gösterelim dünyaya.

Ameller niyetlere göredir ki Allah’ın sadece “Ol’” emri ile azlar çok olur.

aziz kağan güneş




2 yorum:

  1. Simdi vefa zamanı...

    YanıtlayınSil
  2. ne verirsen elinle o gider seninle demiş atalar...yardım ve dua etmeli...yüreğinize sağlık

    YanıtlayınSil

Yorum Kuralları:

1- Yaptığınız yorumun hakaret içermemesine dikkat ediniz.

2- Yayınlanacak yorumlarınızın yazı ile alakalı olmasına özen gösteriniz.

3- Yazım ve dilbigisi kurallarına dikkat ediniz.

4- Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, yorumunuz yayınlanmayabilir.