Ramazan ve Sağlığımız




Ramazan ayının gelmesiyle oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli ve öğün sayısı değişir. Üç ana öğün ve ara öğünler olan günlük beslenme şekli iki öğüne düşer. Kırmızı et, ekmek, pilav, makarna, hamur işi, börek ve tatlı tüketimi artar. Bunun yanı sıra meyve, sebze ve su tüketimi azalır. Oysa unutmamak gerekir ki, günlük alınması gereken vitamin, mineral, karbonhidrat, yağ ve protein oranları ramazan ayında da aynı miktarda alınmalıdır.

Oruç sırasında sağlıklı beslenme kadar vücutta yaşanan değişimler konusunda da bilinçli ve dikkatli olmak gerekir. Beslenme düzeninin değişmesi orucun ilk günlerinde kan şekerinin düşmesi, vücut ısısının azalması, üşüme, başağrısı, uyku hali ve halsizlik gibi sorunların yaşanmasına neden olabilir. İşte bu nedenle iftarda mideye aşırı yüklenmeyip doğru beslenmek gerekir. Zaten vücut ritmi bu tempoya kısa sürede alışıp uyum sağlayacaktır. Beyin çok ince ve hassas bir şekilde, sindirim sistemi,şeker düzeyi,yağ metabolizması gibi vücudun çeşitli işlevlerine ayar yapar. Beslenme düzeyi ve ruhsal duruma göre daha farklı bir fizyolojik durum ve işleyiş mekanizması devreye girer. İçimizdeki kozmik zeka, her yeni bedensel ve ruhsal duruma göre yeni ayarlar geliştirir.
Sağlıklı oruç tutmak için mutlaka sahura kalkmak gerekir.Günümüzde sahura kalkmak yerine, gece yatmadan önce yemek veya kahvaltının tercih edilmesi yanlıştır. Sahura kalkmadan oruç tutulması halinde aç kalma süresi artar.Sahura kalkılmadığı zaman metabolik hız düşer, halsizlik, baş ağrısı, yorgunluk ve dikkatte azalmalar görülür. Gün içinde kan şekerinin düşmesini ve uzun süreli açlık sonrası yapılan iftarda aşırı besin tüketimini engellemek için, sahurda yavaş sindirilen ve besin değeri yüksek gıdaların tüketilmesi çok önemlidir. Yemeklerin seçiminde çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçınmak gereklidir. Bunların yerine hazmı kolay, mide-bağırsak sisteminde uzun süre kalabilen lifli ve selüloz içeren sebze, meyve ve kepekli ekmek tercih edilmelidir. Sahur yemeği bir anlamda erken kahvaltı olarak da düşünülebilir. Protein içeriği yüksek olan besinler, midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirdikleri için sahurda tüketilmeleri daha uygundur. Bunun için yumurta, süt, yoğurt, peynir ve kuru baklagiller tercih edilebilir. Sahurda ayrıca zeytin, peynir, esmer ekmek, çiğ sebzeler, süt veya yoğurt, meyve veya taze sıkılmış meyve suları, reçel ve komposto türü gıdalar veya kuru baklagil çorbaları ile etli veya etsiz sebze yemeği gibi posa içeriği yüksek bir öğün tüketilebilir.
Yetişkin bir insanın günde en az 1.5-2 litre su içmesi gerekir.Gün içinde su kaybının önlenmesi için, özellikle sahurda sıvı alımına çok önem verilmelidir. Geceden iftar zamanına kadar, uzun süreli açlık ve özellikle sıvı tüketiminin olmaması, önemli sağlık sorunlarına neden olabilir. İftar yemeklerinde ise, yemekle beraber su tüketiminin olmaması yine önemli sağlık sorunlarına neden olabilir. İftar yemeklerinde, yemekle beraber su tüketimini biraz daha kısıtlayarak iftar ile sahurda 2 litre (10 su bardağı) su içmek doğru bir davranış olacaktır.

İftar yemeği yavaş yavaş ve küçük porsiyonlar halinde yenmelidir...

İftarda boş mideye birden yüklenmek yanlıştır.İftar yemeği yavaş yavaş ve küçük porsiyonlar halinde yenmelidir. Azar azar, iyice çiğneyerek ve sık aralıklarla besinler tüketilmeli ve çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçınmak gereklidir. Gün boyu aç kalınacağı için, yavaş sindirilen, mide ve bağırsak sisteminde uzun süre kalabilen ve kana geçiş hızı düşük olan esmer tahıl ürünleri ile sebzeler, kuru baklagiller ve salata gibi gıdaları tercih etmek, iftar sonrası yaşanabilecek olası rahatsızlıkları engeller. Çorba, kahvaltılık ürünler ve salata ile oruç açıldıktan 1-2 saat sonra ana öğünü tüketmek, hem metabolizmayı çalıştırmak, hem de boş mideye birden yemek yemenin yol açabileceği sağlık sorunlarını engellemek adına önemlidir. İftardan birkaç saat sonra tüketilen ana öğünde ise, etli veya etsiz az yağlı sebze yemeği ile az miktarda pilav, makarna veya börek yenebilir. Bunun yanında yoğurt, ayran veya süt tüketimi asla ihmal edilmemelidir. Bu tüketimin günde 2-3 su bardağının altına düşmemesine özen gösterilmelidir. Yemeğin ardından ise, şerbetli hamur tatlıları ve kızartılan tatlılar yerine, sütlaç ve güllaç gibi hafif sütlü tatlılar veya meyve tüketilmelidir.

Şifa kaynağı hurmayı sofranızdan eksik etmeyin...

İftar sofrasının vazgeçilmez meyvesidir, hurma. Tarihi insanlık kadar eski olup kalp ve damar hastalıkları başta olmak üzere birçok rahatsızlığa iyi gelir. Hurma, lif, mineral ve fenol açısından zengindir. İçeriğinde potasyum, magnezyum, kalsiyum ve demir bulunur. Ayrıca bitkisel doymamış yağ da içerir. Gün boyunca aç olan bir bünye için dengeleyici ve besleyici çok sayıda değerli maddelere sahiptir. İftarların hurma ile açılması bir tesadüf değil, çok mantıklı bir beslenme alışkanlığıdır. Hurmadaki doğal şeker düşük kan şekerinin doğal yolla yükselmesi için uygun bir başlangıçtır. Hurma, bedeni ve zihni geliştirir.
Düzenli olarak yenilmesi halinde kalp ve damar hastalıklarından korur. Ancak günde 3-4 kuru hurmayı aşmamaya özen gösterilmelidir.

Kalsiyum ve magnezyumlu gıdaları ihmal etme
yin…

Oruç esnasında bazen hatalı veya eksik beslenmeye bağlı olarak kalsiyum ve magnezyum gibi vücut için çok önemli minerallerin eksikliği sözkonusu olabilir.Kasların kasılması, beyin-sinir iletişimini sağlayan sıvılar, kanın pıhtılaşması kalsiyum miktarına bağlıdır. Eksikliği halinde yüksek tansiyon, kemik defoları ve kemik erimesi gibi hastalıklar ortaya çıkar. Kalsiyum miktarı azaldığı zaman kas krampları olabilir. Süt ve sütlü ürünler, lahana, karnabahar, brokoli, ıspanak, turp, yeşil lifli sebzelerde bulunur. Magnezyum, vücuttaki enzim fonksiyonlarında önemli rol oynar. Magnezyum miktarının düşüklüğünde yüksek tansiyon ve böbrek taşı gibi şikayetler artar. Eksikliği halinde ise fiziksel ve zihinsel yorgunluk, kas krampları, iştahsızlık, uykusuzluk ve sinirlilik gibi belirtiler başlar.Yeşil sebze, kuruyemiş ve tam tahıllarda bol miktarda bulunur.
Ramazan ayının yaz ayına geldiği bu yılda, havanın aşırı sıcak olması, iftar-sahur vakitlerinin uzuluğunun artması sebebiyle,Ramazan ayını sağlıklı geçirebilmek için yapılması gereken  basit birkaç öneri vermek istedim.

mine güneş 


1 yorum:

  1. umarım bu rahmet ayında önce gönlümüz sonra da sizin de dediklerinizi uygulayarak vücudumuz(ki emanettir bize) sıhhat bulur.

    YanıtlayınSil

Yorum Kuralları:

1- Yaptığınız yorumun hakaret içermemesine dikkat ediniz.

2- Yayınlanacak yorumlarınızın yazı ile alakalı olmasına özen gösteriniz.

3- Yazım ve dilbigisi kurallarına dikkat ediniz.

4- Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, yorumunuz yayınlanmayabilir.