Kara’nlık Deniz-1


Daldım karanlık bir denize.  Karalar içinde yüzüyorum. Ne önüm belli ne arkam, ne sağım solum. Hiçbir yer görünmüyor, boş karanlık. Önüme bir engel çıkar mı belli değil, bir yere çarpma ihtimali var. Yine de etrafı görmeden yüzmenin heyecanı paha biçilemez, bu karanlık denizde. Havuz desen, su desen değil, nefes alma ihtiyacı yok. Yoruldum, dururum desen hiç değil, kanat var sanki yüzmek için. Ortam zaten bir karanlık, acaba düşte miyim?



 Rüya olmamalı, yanlış hissetmiyorsam parmaklarım klavyeye vuruyor. Uyanıkken düşlenenlerden bu. Selahattin Eyyübi’nin Kudüs’ü düşlemesi gibi. Hani sormuştu da zamanın ilim adamı: neden asık suratlısın? Cevabı muazzamdı: Kudüs bizde değil, ben nasıl güleyim? demişti ya Eyyübi. Görünen bir düş ise bu gerçek bir düş’tü. Hedefe kilitlenip gerçekleştirmek için düşlenmiş. Ne bu yazının sonu öyle kutsal bir zafere varır, ne de ben onun gördüğü düşlere erebilirim. Sadece benzettim, bir sekiz asır kadar önceden teselli ettim kendimi, evet rüyada değilim. Bir düş bu.
Bu karanlık denizde yüzmeye devam ediyorum. Belki kelimelerden, cümlelerden oluştu bu deniz. Hiçbir şeyi net göremiyorum ama insanlar çıkıyor karşıma. Bir kaç söz fısıldayıp gidiyorlar. Düş’üne erersin bak ipucu, diyorlar. Önce insanları tam seçemiyorum, karanlıktan. Sonra ne oluyorsa o kara’lar karalama’lara dönüşüyor. İnsanlar da tanıdıklara. Karalama’larından tanıyorum onları.
Yakınlardan geliyor ilk ipucu, tanıdık ama kim olduğunu çıkaramıyorum. Sorguya çekiyor beni: “ne arıyorsun burada? Ne anlatmaya çalışıyorsun? Bir şeyi anlatmaya çalışıyorsan, önce o olmalısın.” Düşünüyorum ne anlatmaya çalışıyorum ben, hele ki bu karanlık denizde. Kendimi mi? Derdimi mi? Hangisi daha büyük? Koca bir soru işareti saplanıyor zihnime.
???
Tanıdık herkimse kayboldu yanımdan, sorgulama bitti sanırım. Düşünüyorum ben mi büyüğüm, derdim mi?
Kendinden bahsedeceksen hiç dalma bu denize diyorlar; dimdik duracaksan, büyükleneceksen, yüzemezsin buralarda. Başka birine rastlıyorum ölmek üzere olan; belki de genç, ölmeyi kafasına koymuş. Bak, diyor:
 İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.
Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?

Eğileceksin bu yolda, büyüklenmeyeceksin, tevazunla büyük olacaksın ama diklenmeyeceksin. Düşünüyorum, layık değilim ben bu denizde yüzmeye.
Karıştı kafam iyice. Tamam bu denizi boşver, hadi yaşadığın dünyadan bahset bize diyorlar. Sokakları anlatıyorum. Ne gördüysem onu.  Şaşkınlıkla dinliyorlar. Onlar da yaşamışlar bir zamanlar o sokaklarda, sonra bu denizi keşfetmişler.
Evler, okullar var daha onları anlatacağım ama birisi geliyor, bu sefer tanıdık. "Halk aşksızsa, sokaklar banka dükkanlarıyla doludur." diyor, Cahit Zarifoğlu. Tabi ya diyorum aşk, eksik olan buydu sokakta. sözü deyip de kayboluyor şair, başka söze gerek yok gibi.
Nedendir diyorlar,  peki neden yaşıyorsunuz, madem aşk yok? Düşünüyorum. bahaneler var;  korkular ve neşeler. Aklımdan geçeni okudu birisi anında. İsmet özel’i buldum karşımda. İpucu değil onun sözü apaçık cevapladı sorunu: “Dünyaya gelişimizi sadece acılardan uzak durmak, hazlara yakın durmak olarak tanımlıyorsak buna insan hayatı diyemeyiz. ''
Peki dedim, siz nasıl yaşadınız? Gitmedi şair, bunu da cevapladı: bilseydim yaşamasını, şiir yazar mıydım hiç?
Sükut düştü nasibime. Yaşamak yada bu denizde olmak? Kendim yada derdim? Sordum durdum, karmaşa çıktı beynimde. Öylesine bunaldım ki insanlar gitti yanımdan. Denizde yalnız kaldım ve karanlık. Baştan beri karanlık.
Biraz sonra, daha yalnızlaştım. Murat menteş geldi yanıma, sözünü söyledi: "III.dünya savaşı'nın, tüm insanlık ile benim aramda geçeceği kimin aklına gelirdi?” kavgalısın ama yalnız değilsin. İyi haber bu. doğru yoldayım demek ki. Düş’ün başlangıcı bu olmalıydı: düşün!
Düşlemeye kısa bir ara verdim. Karalama’lar kara’lara döndü yeniden. Karanlık denizde belki dalga, belki durgunluk, bir durum oldu. Karalar içinde şimdilik, son söz söylendi; madem karanlık bu deniz, aydınlanmalı o halde, dendi:
Tüm kitaplar, tek bir kitabın anlaşılması içindir.

kübranur ayar


1 yorum:

  1. gerçekten çok güzel bir yazı olmuş kübra eline yüreğine sağlık sanırım seni en fazla 5 yıl sonra muhteşem bir kitabını imzalarken bir kitap fuarında göreceğiz:)

    YanıtlayınSil

Yorum Kuralları:

1- Yaptığınız yorumun hakaret içermemesine dikkat ediniz.

2- Yayınlanacak yorumlarınızın yazı ile alakalı olmasına özen gösteriniz.

3- Yazım ve dilbigisi kurallarına dikkat ediniz.

4- Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, yorumunuz yayınlanmayabilir.