Kurgan / Sarayın Yıkılışı

Dünyanın en zengin ailelerinden birinin tek çocuğu olan Oen Atara kendisinden hasta çocuğu için yardım isteyen bir adamı geri çevirir. Sonrasında çektiği vicdan azabı yüzünden yaşadığı hayatı sorgular ve intihar eder. Ancak ölmez, hayatı boşlukta bir noktada yeniden başlar.
Çeşitli katmanlardan geçerek bir şehre ulaşır. Burası Ador şehridir. İnsanların saf iyilik üzerine yaşadığı bu şehirde kabul görür. Burada şehir hayatına karışır. Şehrin Zahmetçi diye bilinen bilge yöneticileri ile tanışır. En yaşlı ve bilge Ridar’dır. Ridar’ın oğlu Zelor dünyaya gönderilecek seçilmiş kişilerden biridir ancak sınavlarda altın hırsına yenik düşer ve şehirden kaçar.
Bu yaşlı şeytan Orfin tarafından onun kalbine konmuş bir zaaftır. Orfin kendi oğlu Orga’yı bir canavara dönüştürüp göle hapseden Ridar’dan intikamını almıştır. Çünkü Orga çok güçlü bir şeytandır.
Ayzer ayrıca kütüphane sorumlusu Nagun’la yakınlık kurar. Ancak kim olduğunu neden burada olduğunu bilemez. Şehrin bilgeleri ona yardım etmeye karar verir. Bir teknikle hafızası yerine getirilir. Oen aslında Ador şehrinde yetişmiş biridir. Bu şehirde bazı seçilmiş gençler özel bir eğitimden geçirilerek dünyadaki iyiliğin devamına yardım etmek üzere beyaz şelale vasıtasıyla dünyaya gönderilmektedir. Böylelikle Oen’in aslında Ayzer olduğu ve dünyadaki görevinde başarısız olduğu anlaşılır.
Ador tarihinde böyle bir olay daha önce hiç olmamıştır. Bu yüzden Ayzer cezalandırılır. Kendisi bir göl kıyısına hapsedilir. Burada hayvanlarla konuşma yetisi kazanır. Gölde yaşayan ve hayvanlara korku salan bir canavar olan Orga’yla dövüşür. Onu yaralar. Ancak bu boğuşmada Ayzer’in elleri yılanbaşına dönüşür. Bu yüzden ağır bir hastalığa tutulur. Kendisine Ador’da iken yardım ve arkadaşlık eden Uselya ki Ayzer’in eski nişanlısıdır duruma müdahale eder ve göl kıyısına gelir. Ayzer’i bulur. Yanında kalır onun iyileşmesi için çareler arar. Bir gece Ayzer uyanır ve çağrıldığını söyleyerek bilinmeyen bir yöne gider. Uselya da yanındadır. Bir mabedin kapısından içeri girerler. Burası yaşlı gölgecanlıların yaşadığı yer olan Gelpagoren’dir. Burada bilge Arut ve yardımcısı Hirb ile tanışır. Arut onlara aradıkları şeyi yani kurtuluşu verebileceğini söyler.

Hikâyenin ikinci kısmında Sefar ülkesi anlatılır. Burası yaşam boyutları arasında sonradan oluşturulmuş bir krallıktır. Prenses Aşa hizmetçisi Eşni, prens Sorve kral Sodu ve Naib Uğulte ana karakterdir. Prenses ile hizmetçisi arasında yaşanan güzellik ve kibir savaşından dolayı Eşni, şeytan Orfin’in de desiseleriyle büyülü bir ayna kullanarak Prensesi bir seyise âşık etmeyi düşünür ancak korkunç bir hata ile prenses ve prensin birbirlerine âşık olmalarına sebep olur. Bu hatasında dolayı Eşni boşlukta bir yerde cezalandırılır.
Kardeşler Orfin’in yardım vaadiyle Gelpagoren’e kaçmaya karar verirler. Orfin bu arada Gelpagoren’deki iktidar saplantılı Rtambuse ile anlaşmış ve Kalsor’un labirentinde saklı duran ve ihtimalleri kontrol edebilen mavi asayı çalmıştır. Prens ve prensesi sınırdan geçirdiği sırada peşlerine düşmüş olan kral Sodu tarafından kardeşler kılıçtan geçirilir. Bu olay tam da Gelpagoren bilgesi Arut’un önünde olur. Arut kardeşlerin ölümüne izin vermez onları heykele dönüştürür. Bu arada Orfin ve Rtambuse kayıplara karışır. Anacak Orfin daha sonra gelerek kardeşlerin akan kanlarını alır ve bu iki kanın karışmasından Orga doğar.
Ayzer’in yılan başına dönen elleri aslında iki kardeşin kalbidir. Onlar kendi kibirleri yüzünden sebep oldukları felaketi önlemek yani şeytan Orga’yı yok edebilmek içim manevi alemde kalplerini ortaya koymuşlardır. Ve kalpler Ayzer’in ellerinde yılan olarak Orga’yı öldürmüştür.
Ayzer ve Uselya heykellerin hikâyesini öğrendikten sonra oraya giderler. Ayzer elleri normale döner. Prens ve prenses uyanır. Zelor da buraya gelir.
Zelor ve Ayzer’in olgunlaşma süreci tamamlanmıştır. Yalnızca prens Sorve’nin daha yolu vardır.
Onun görevi kendisine yürekten bağlı hizmetçi Eşni’yi kurtarmaktır. Uzun bir yolculuğa çıkar. Kendisine teyzesi aynı zamanda Sefar’ın bilgesi olan Sennemur yol gösterir. Sorve Eşni’yi bulur birlikte Denge bahçesine giderler. Burası uzayda dünyanın da içinde bulunduğu büyük bir alanın dengesinin korunduğu merkezdir. Buradan hayatın dağıtıldığı Valmeniar ülkesine geçerler. Bilge İlşuba ile tanışırlar. Prens Sorve burada özdili öğrenir.
Dünyada ise Oen Atara hastanede yoğun bakımdadır. Doktor Feyn adlı biri onu uyandırır. Kendisi şeytanlara hizmet eden biridir. Amacı Oen’i yeniden uyandırarak Kutsal şehir Ador’u ele geçirmek ve şeytani hâkimiyetin başlamasına yardımcı olmaktır. Bunun için geçici olarak Oen’in bedenine mavi asayı çalan gölgecanlı Rtambuse’u yerleştirir. 

handan güler




3 yorum:

  1. Yazın dilinizi ve anlatımınızı icerik olarak daha popüler kitapların tanıtımında görmek dileğiyle Handan Hanım..

    Teşekkürler..

    YanıtlayınSil
  2. handan güler25 Nisan 2011 23:57

    osman yılmaz beyefendiye
    hiçbir zaman popüleritenin peşinde olmadım
    biz kalitenin peşindeyiz
    hem kaliteli hem populer olabilecek bir kitap ve yazar bulmak zor ancak kurgan bu niteliklere sahip bir kitap o nedenle burada tanıtıldı
    yukarıda bahsedilen eseri bu nedenle okumanızı tavsiye ederim
    ondan sonra yorumlarınızı yazarsanız da sevinirim:)

    YanıtlayınSil
  3. Şimdi efendim münekkit olmak beraberinde ağır bir sorumluluğu da yüklenmek demektir.Kalite ve popülerite ayrık kavramlar değildir amma biri diğerini tümüyle de ihata etmez.Öylece bakıldığında menfi ve/veya müspet tenkit söz konusu olduğunda popüler yazılarında bu alana dahil edilmesi zannımca yerinde olur.
    Yaşasın kaliteli popülerite :)

    YanıtlayınSil

Yorum Kuralları:

1- Yaptığınız yorumun hakaret içermemesine dikkat ediniz.

2- Yayınlanacak yorumlarınızın yazı ile alakalı olmasına özen gösteriniz.

3- Yazım ve dilbigisi kurallarına dikkat ediniz.

4- Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, yorumunuz yayınlanmayabilir.